Buket Aslantepe ile buluşma

Bu blogu açarken niyetim önce kendime sonra da başkalarına bilgi toplamak,fikir sunmak, ilham vermekti.

Şimdi ise bu blog bana ilham veren türk ressamlardan biri olan Buket Aslantepe ile tanışmama vesile oldu.

Birkaç saatlik güzel sohbetimizi size de aktarmak istedim. 

 

2 sene önce Alaçatı’da Buket Aslantepe’nin resim sergisi vardı. Orada resimlerini tanıyıp sevmiştim.

Tabii ki instagramda buldum ve kendisini takip etmeye başladım. Yarattığı karakterleri çok etkileyiciydi. Ayrıca resimlerindeki renkler ve karakterler beni bir masalın içine sokup hayaller  kurduruyordu.

Kendisini daha yakından tanımak istedim. Kısa süreli geldiği Alaçatı’da buluştuk.

Sohbetimizden aklımda kalanları buraya aktarıyorum.

Sohbet çok dostaneydi…

Buket Aslantepe Ankara’da güzel sanatlar fakültesini okuduktan sonra piyasada kısa bir iş deneyimi olmuş. Sonra evlenip Almanya’ya yerleşmiş. İki tane de çocuğu varmış. Duyunca inanamadım… Harika görünüyor.

Orman içinde bir evde yaşıyormuş.

Tabii ki ilk sorularımdan biri;

Seni ferahlatan şeyler neler dedim..

Sık sık resim yapıyor, seyahat ediyor, dostları ile vakit geçiriyormuş. Onun rahatlama alanları bunlarmış.

Bazen resim yaparken birden fırçayı bırakmam gerekiyor hissediyorum o zaman hemen kendimi dışarı atıyorum. Ormanda birkaç tur attıktan sonra kendimi daha iyi hissediyorum.

Resimlerindeki karakterlerden bahseder misin dediğimde de…

Resimlerimde mitolojik konuları ele alıyorum. Elma da mitolojik bir konu. Yasak elma ve üç güzeller hikayeleri resimlerimdeki tarzı yaratma konusunda ilham oldu.

Onun dışında gördüğüm herşeyden  ilham alıyorum. Karakterleri yaratırken de bu böyle… İnsanların kusurları bana güzel geliyor. Öne çıkan dişleri, büyük gözleri vs… Bazen soruyorlar neden kadınları bu kadar çirkin resmediyorsun diye.Çirkin değiller bence, sadece özgünler diyorum.

Belli olmaz belki sen bile birgün karakterlerimde olabilirsin…

Kendisine de söyledim… Kanat da çiz mutluluktan uçtu dersin 🙂

Günümüzdeki  ulaşılabilir bilgiden bahsettik. İnstagramda var olma gerekliğinden. Sosyal medyayı genellikle iş için kullanıyormuş. Özel hayatını paylaşmayı sevmiyormuş.

İnsanların özel hayatı görmeyi sevdiğinden bahsettik. O da bunu biliyor ama sevmiyor paylaşmayı.

Tasarımdan da bahsettik. Ona da tasarım projelerinden teklif geliyormuş. Harika olur gerçekten de karakterleri ürünlerde hayat bulsa .

Bu aralar karakteri üç boyutlu seramik yapmaya başlamış. Nasıl gidiyor diye sordum.

Karakterleri üç boyutlu şekilde çalışmaktan çok keyif alıyorum. Bolca çamurla vakit geçiriyorum…

 

O  tarzını oturtmuş bir ressam…

Karakteri hangi fırça darbeleri ile çizersem çizeyim artık benim resmim olduğu anlaşılıyor. Elma da benimle özdeşleşti. Pek çok koleksiyoner de resimlerimden aldı.

Şimdi sırada bronz döküm heykel yapmak var. Sürekli yaratmak, farklı şeyler denemeyi seviyorum. Çok fazla dağılmanın da yanlış olduğunu biliyorum dengede kalmaya çalışıyorum.

 

           

         

 

Keyifli sohbetten kalanlar bunlardı…

Bu arada illüstrasyonumun da ilham kaynağı kendisi olur..

 

Sevgiler…

Esra

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir