origami-turna hikayesi

Hemen hepimiz Origami yani  kağıt katlama sanatının ne olduğunu az çok biliyoruz.

Yapması zor gibi görünen ancak temel birkaç tekniği öğrendikten sonra devamı gelen bu keyifli ve zeka çalıştıran Japon sanatını size yakından tanıtmak istedik.

Aslında amacımız sadece origamiyi tanıtmak değil elbette, origamiyi yaparken odaklanmak, aşamaları takip ederken bağlantı kurmak, kare bir kağıt parçasını üç boyutlu bir nesneye dönüştürmek ve sonuç olarak bir ürün ortaya çıkarmanın keyfine birlikte varalım istiyoruz.

Origami sanatının sembolü haline gelmiş turnadan başlayalım.

Kısaca turnanın bu kadar popüler olmasının sebebini ve Japon kültüründeki yerinden biraz bahsedelim… Öncelikle herkesi derinden etkileyen Sadako Sasaki’nin hikayesini paylaşmak istiyorum.

 

 Japonya’ya atom bombası atıldığında  2 yaşında olan bir kız, 12 yaşına geldiğinde maruz kaldığı radyasyon nedeniyle kansere yakalanmış ve hastaneye yatırılmış.

Ama durumu ümitsizmiş.

Hastanedeki tüm doktorlar, küçük kızın ölümü için gün sayarken, küçük Japon kızı hayat doluymuş. Koridorlarda koşuyor, oynuyor ve diğer hastalara yardım ediyormuş.Hastaların arasında en sevdiği kişi ise 80 yaşlarında, kendisi gibi kanser olan yaşlı bir kadınmış.

Küçük Japon kızı, ölüm döşeğindeki bu yaşlı kadını hiç yalnız bırakmamış. Kadın ölmeden hemen önce “Benim için çok geç ama, bizim inanışımıza göre; eğer bir kişi kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa, her istediği kabul oluyor. Ben yapamadım, sen yap ve kurtul”demiş ve son nefesini vermiş.

   

Küçük Japon kızı çok üzülmüş ama hayatta kalma arzusuyla geleneksel Japon sanatı olan origamiyle kağıttan turna kuşları yapmaya başlamış. Neşe içinde çalıştığından ilk başlarda çok hızlı yapıyormuş. 1000 tane turna kuşu yapması işten bile değilmiş.

Ama sağlığı da hızla bozuluyormuş. Bu hazin öykü önce yerel, sonra da uluslararası basında yer almış. Dünyanın dört bir yanından insanlar kıza, binlerce turna kuşu göndermeye başlamış.

Ama küçük Japon kızı, haberler basında çıktığında elini kıpırdatamaz hale gelmiş. Hayattaki son saatlerini 644. kuşu yaparak geçirmiş. Kuşu bitirmiş, gözleri kapanırken hemşireler ve hasta bakıcılar, postadan çıkan yüzlerce origami kuşuyla odasına girmişler. Ama küçük Japon kızı yüzünde bir tebessüm yatağında cansız yatıyormuş. Postacılar aylarca kağıttan turna kuşu taşımışlar hastaneye. Sayısı milyonlara ulaşan turna kuşları Japonya’da bir müzede sergileniyor…

Bu hikaye Japonya’da 1943-1955 yılları arasında yaşayan Sadako Sasaki’nin hikayesidir. Arkadaşları, eksik kalan 356 turnayı katlayıp onunla birlikte gömerler.

Turna kuşu, o zamandan beri barışın ve nükleer silahsızlanmanın simgesidir.

Küçük kızın hayatı “Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu” adıyla 1977 yılında Eleanor Coerr tarafından kaleme alınmıştır.

   

Ayrıca Hiroşima ve ABD’de anısına heykel ve anıt bulunmaktadır.

 

Bu hikayeyi ilk duyduğum zaman Sadoko’nun dileğinin gerçekleşmemiş olması beni de üzdü.Hayatının son günlerinde tüm dünya için sembol olmasını sağlayan bu efsaneydi.

Origaminin; sabretmek, emek etmek, üretmek gibi pek çok şeyle ilgisi var.

İnandığımız şeyleri veya istediğimiz şeyleri düşünmek,hayal etmek,onun için emek vermek harika.O zaman dileğimizi tutup 1000 tane turna yapmaya koyulalım mı?

Bence sonuç ne olursa olsun ferahlayacaksınız…

 

Sizin için Aysun Şahin Besci turna kuşu yaptı.Hadi izleyip yapmaya başlayın.

 

 

 

kaynaklar:

neoldu.com/origami-nedir-8717h.htm

origami-resource-center.com/sadako.html

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir