Yıllar sonra Bisiklet

Açıkçası en son bisikletim sanırım ilk okulda olmuştu.

Çünkü istanbul’da yaşadığımız semt bisiklet için uygun değildi. Ailem sağolsun haftasonları okulun bahçesine götürürdü orada yorulana kadar sürerdim. Tabii ki rengi mordu. Dönem dönem renk takıntım olur. Üniversite bitene kadar mor, sonrasında turuncu,şimdilerde de sarı olacak gibi 🙂

İzmir’e gelene kadar da bisiklete binmek gibi bir hayalim olmadı. Ta ki arkasında çocuk koltuklu bisikletli anneleri görene kadar.

Yaklaşık iki senenin ardından cesaret ettim.

İlk sürdüğümde çok zor geldi. Sonra Atlas’ı arkama alıp denedim ,imkansız gibiydi. Arkadaki yük çok zor denge kurmama sebep oldu. Sonra korkmadan devam etmek istedim. Atlas’la ilk uzun mesafe sonunda tüm vücudum kaskatı kesilmişti. Kormuştum ama bir daha denemezsem mümkün değil binemezdim. İkinci deneme daha kolay oldu… Ve sonrası daha da kolay…

Bu konu ile birlikte birkez daha anladım ki kendi koyduğumuz engelleri kaldırmız gerek. Bir adım atarsak ikinci adım herzaman daha kolay oluyor.

Bedenimize, zihnimize hükmetmeyi öğrenmek zorundayız.

 

Şimdilerde bu açıkhava aktivitesi bana çok iyi geldi. Huzur veriyor bana. Bedeni harekete geçirmek, kafa dağıtmak kısacası ferahlamak için harika bir fikirmiş…

Sevgiler,

Esra / Lmw.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir